Bölüm 3 – Kurtarıcı

Bölüm 3 – Kurtarıcı

Kurtarıcı için neler dediğimizi bir hatırlayalım.
Kurtarıcı rolünün tipik duruşu ise: “Yardım etmeme izin verin”dir.
Kurtarıcı, kurtarmazsa, yardım etmezse kendilerini kötü hisseder. Bu yardım etmenin, kurtarmanın sıkıntılı bir yan etkisi vardır; kurbanı bağımlı kılar. Kurbanın başarısız olmasına, seçimlerinin sonuçlarını yaşamasına izin vermez Kurtarıcı. Böylelikle odağını Kurbanlara yönlendirerek kaygılarını, sorunlarının üstünü örter. Kurbanın sıkıntıları ve ihtiyaçları Kurtarıcının kendi sorunlarından kaçması için harika bir imkandır.
Kurbanın yardım çağrısı Kurtarıcıya ulaşır ulaşmaz Kurtarıcı devreye girer. Yardım eder, düzeltir, uzlaştırır. Bunları yaparken kendine bir kere daha ne kadar iyi, önemli, aranılan olduğunu kanıtlar.
Kurtarıcı bu üçgendeki en onurlu roldedir elbette. Kendisini de öyle algılar, dikkati dışarıya yöneliktir. Kurtarıcı da kendi ihtiyaçlarının farkına varmak yerine, diğerlerinin refahı için çaba gösterir. Bu rolü oynarken çoğu zaman kendini tüketirler ve bu yüce çabalarını hiç kimse yeterince görmediği için de bir boşluk duygusu ile baş başa kalır. İşte tam da bu anda Kurbana dönüşür Kurtarıcı. Kimse ne kadar çaba gösterdiğinin, fedakarlıkta bulunduğunun farkında değildir.
Kurtarıcı, yardım etmeyi seven kişidir. Başkalarının sorumluluklarını, yüklerini ve sorunlarını üstlenir ve kendilerinden daha çok başkalarının yaşamları, sorunları ve kararlarıyla ilgilenirler.
Çevrede yardıma ihtiyacı olan birisi varsa, Kurtarıcı hemen projektörlerini o kişiye çevirir ve yardım etmek için neler yapabileceğine odaklanır. Kurtarıcı başkalarını kurtararak, başkaları tarafından yaptıklarının ve kendisinin takdir edileceğini umar.
Kurtarıcı, kendisinden yardım istenmeden yardıma koşar, insanları ya da durumları düzeltebilecek etkiye, çekiciliğe, ikna gücüne sahip olduğuna inanır.

Ancak Kurtarıcı yardımcı olurken yardım ettiği kişinin öğrenmesini ve çözüm oluşturmasını destekleyici bilgilerle yardım etmez. Tam tersi o kişinin daha da bağımlı olup tekrar tekrar kendisinden yardım istemesini destekleyici bir yaklaşımla yardım eder.

İyi tarafından bakacak olursak:
• Etrafta yardıma etmeye hazır ve çok istekli birisinin olması çok rahatlatıcı ve güven vericidir.
• Sezgisel olarak birinin başının dertte olduğunu anlar.
• Yakınındakilerin acılarını, üzüntülerini daha az hissetmeleri konusunda destekleyicidir.
• Çoğunlukla Kurtarıcı rolü kendisi farkında olmasa da şimdiki ya da geçmişten taşıdıkları duygusal acılarından kendini kurtarma, hatta sembolik bir iyileştirme çabasıdır aslında.
• Bir problemi, başkasına ait olsa bile çözebiliyor olmak Kurtarıcıya iyi gelir.

Ancak Kurtarıcı kendi sorunları çözmeyi ve kendi zorlukları ile yüzleşmeyi öğrenmeli ve birilerini kurtarmadan da sevileceğini, isteneceğini kavramalıdır.
Kendi hayatı ile ilgili sorumluluklardan kaçar Kurtarıcı başkalarının hayatlarının sorumluluklarını taşıyarak.
Umutları, hedefleri, mutlulukları aslında kendisi ile ilgili olmaktan çıkar bir süre sonra, kurtardıklarının, kurtaracaklarının mutlulukları, hedefleri, umutlarıdır doyum veren.

Bir dönüp bakın kendinize, bakın bakalım, siz de bir Kurtarıcı mısınız?
• Çevrenizdekiler sizden istemeden yardıma koşuyor musunuz?
• Yardıma ihtiyacı olanın ihtiyaçlarını anlayıp nasıl yardımcı olabileceğinizi düşünüp planlamak yerine, kendi doğrularınız ve inançlarınız doğrultusunda yardıma koşuyor musunuz?
• Kurtarma eyleminiz neticesinde başkalarından takdir almak istiyor musunuz?
• Başkalarının dertleri ile meşgul olmaktan kendi işlerinize, yapacaklarınıza dönüp bakamıyor musunuz?
• İnsanlar yardımınızı, desteğinizi reddettiklerinde kendinizi kötü hissediyor musunuz?
• Birilerine yardım edemediğinizde keyfiniz kaçıyor mu?
• Çatışmaları tolere edemiyor ve hemen onları başkaları adına çözmek için devreye giriyor musunuz?
• Takdir edilmenin en iyi yolunun başkalarına yardım etmek olduğunu düşünüyor musunuz?

Peki nereden köklenir bu Kurtarıcılık?
Genelde ergenlik hatta çocukluk yıllarında gelişmeye başlayan bir paterndir. Gencin ya da çocuğun ailesinde genel bir “yapamam” yaklaşımı vardır ve o ergen ya da çocuk “yapabilen” olmayı seçer. Ya da çocuk zamanla farkına varmadan kendisine bakan ebeveyni ile bağ kurmanın yolunun Kurtarıcı olmaktan geçtiğini öğrenir. Büyüdükçe de başkalarıyla bağ kurmanın tek yolunun onları kurtarmak olduğuna karar verir.

İkili ilişkilerde de hep yara bandı olabileceği ilişkileri seçer Kurtarıcı. Yara bandı olmazsa istenilmeyeceği inancı öyle güçlüdür ki, hep kurtarılması gerekenleri seçer kendisine partner olarak. İhtiyaç duyulmanın tek istenme şekli olduğu sonucuna varmıştır geçen zaman içinde. Özdeğerinde ciddi bir sıkıntı vardır yara bandı olmayı seçen Kurtarıcıların.

Kurtarıcı olmak size nasıl zararlar oluşturduğuna bir bakalım:
1. Özsaygınız kurtarma davranışınız üzerine kurulmuştur.
Yaşam amacınız büyük ölçüde başkalarına yardım üzerine kuruluysa, kurtarma yatkınlığınız ve arzunuz sınırın ötesine geçmiş demektir. Kurtararak kurduğunuz ilişkiler olmasa çevrenizden kopuk ve bağlantısız bir yaşamınız olacağını düşündüğünüz için hayatınızı başkaları üzerinden yaşarsınız.
2. Kenarda bırakılmış, terk edilmiş hissedersiniz.
Kurtarma davranışı kendinizi kenara bırakılmış hissettiğinizde ya da terk edildiğinizde başlar ya da yoğunlaşır. Kurtarma sizin için başkaları ile bağlantıda kalmanın bir yöntemi anlamına geldiği için, kendinizi bu kenara itilme ya da terkedilmenin ardından tekrar gerekli ve önemli hissetmek için iyi bir yöntem halini alır.
3. Çevrenizde yardıma en ihtiyaç duyanları idealize edersiniz.
Bu durum kadında ve erkekte farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Erkek kurtarıcılar yardıma muhtaç görünen, zayıf partnerleri çekici bulurlar. Erkek, partneri hayatını kendisi idame ettiremeyecek seviyeye gelene kadar partnerine bakar, gözetir, yardım eder, kurtarır.
Kadın kurtarıcı ise bakıp gözeten rolünü üstlenme eğilimindedir. Hep kurtarılacak partnerler seçer. Hayatta sorumluluk almayan, bağımlılıkları olan, başarılı olamayan, sosyal ilişkileri düzgün kuramayan kişileri partner olarak seçerek devamlı ihtiyaç duyulacakları ilişkiler oluşturur ve partnerlerinin bu olumsuz davranışlarını sürdürebilecekleri bir habitat içinde birlikte yaşarlar.
4. Hemen her şeyin mikro düzeyde yönetilmesi gerektiği kanaatindesinizdir.
Kurtarıcı çevresindekilerin verdikleri kararları, yaptıkları seçimleri yakından takip eder ve “yanlış” karar verdikleri ya da “yanlış” seçim yaptıklarını düşündüğünde derhal müdahale eder ve bu “yanlışı” yapmalarına engel olur.
5. Kendinizi uzakta, çember dışında bırakılmış hissettiğinizde manipüle edersiniz.
Yardım edilecek kişi bağımsız davrandığında Kurtarıcı kendisini terkedilmiş hisseder ve kişiyi çemberin içine çekmek için duygusal manipülasyon dahil elinden geleni yapar.

Kurtarıcı rolünden kendinizi nasıl kurtaracağınıza gelince; kendi Kurtarıcı olma dinamiğinizi keşfedin. Kurtarıcı olmayı seçmekle hayatınızdaki hangi eksiklikleri kompanse etmeye çalıştığınızla yüzleşin. Kendinizi olduğunuz gibi kabul edin. Olduğunuz gibi kendinizi sevin ve sevilmeye layık olduğunuzu görün. Başkaları tarafından sevilmek, istenmek için devamlı ihtiyaç duyulmak zorunda olmadığınızı kavrayın. Bu özfarkındalığı kendi başınıza oluşturamıyorsanız, mutlak profesyonel destek alın. Kendinizi kabul etmeyi ve sevmeyi öğrenin.

Dr.phil. R. Meltem KAVCAR SIRMALI
19 Aralık 2020

 

 

 

 

 

 

 

Unutmayın ki sadece hangi yöne yelken açmak istediğini bilen rüzgârı doğru kullanabilir.
Gelin yaşamınızda ağız tadı ve huzuru bulma yolculuğunu birlikte yapalım.

Dr.phil. R. Meltem KAVCAR SIRMALI