Erteleme mi Dediniz?!!..

Erteleme mi Dediniz?!!..

Hemen hepimiz hayatımızın bir döneminde tanışmışızdır bu Erteleme denen zorlukla. Bizi zorlayan durumlarda zaman zaman gecikmiş, kaçınmış ve ertelemişizdir. Yapmanız gereken bir ya da birkaç işi geciktirmiş, sonraya bırakmışızdır.

Sokrat ve Aristo bile kendi dönemlerinde Erteleme için “Akrasia” tanımını oluşturmuşlardır. Yargılama becerinize rağmen yapmanız gereken bir davranış yerine başka bir davranışı yapmayı seçme olarak tanımladıkları Akrasia, Erteleme’nin o dönemdeki adıdır.

Peki, neden erteleriz? Yapmamız gerektiğini bilmemize rağmen bu erteleme, kaçınma davranışımızı neler tetikler?

Davranışçı yaklaşım Erteleme’nin insan beyninin anlık doyum ve ödülleri gelecekteki doyum ve ödüllerden daha değerli ve ulaşılabilir görmesinden kaynaklı olduğunu ifade eder.
Biraz anlaşılır ve gözümüzde canlandırabilir yapalım şu cümleyi: Bir Şimdiki Siz varsınız, bir de Gelecekteki Siz. Kendimize hedefler koyarız; bir dil öğrenmek, kitap yazmak, sağlıklı beslenmek, emeklilik için bir kenara para koymak, vb. Tüm bu hedefler Gelecekteki Siz içindir. Gelecekte nasıl bir hayatınızın olacağını gözünüzde canlandırırsınız. Gelecekteki Siz uzun zaman sonra gelecek ödüllere bakarak strateji belirler ve harekete geçmenin önemini kavrar.

Ancak Gelecekteki Siz hedefler koyarken, harekete geçecek olan Şimdiki Sizdir. Karar verme vakti geldiğinde, Gelecekteki Siz için değil, sadece Şimdiki Siz için verirsiniz kararı. Şimdidesiniz. Ve sadece Şimdiki Siz için karar verebilirsiniz. Beynimiz daima anlık doyumları sever, uzun zaman sonra gelecek ödülleri değil.
Gelecekteki Siz formda ve sağlıklı olmak ister, ama Şimdiki siz baklava yemek ister. Elbette ki herkes ileride obezite ile tanışmamak ve sağlığınızı kaybetmemek için sağlıklı beslenmenin gerekliliğini bilir, ama bir tanecik baklavadan bir şey olmaz ki, diyabet, kalp ve damar hastalıkları çook uzakta, baklava ise muhteşem.

Tıpkı yukarıdaki örnek gibi, emeklilik için artık sadece SGK’nın yetmediğini, mutlak bireysel emeklilik gerektiğini gençler biliyor.

Bunun için de bugünkü gelirlerinin bir kısmını ayırmaları gerektiğinin farkındalar. Ama deliler gibi gitmek istediğiniz Rolling Stones konserine bulamadığınız bileti arkadaşınız ön sıralardan, ancak beş aylık BES ödemeniz tutarında size bulabileceğini söylüyor. 5 ay geç emekli olmanın sıkıntı yaratabileceğini biliyorsunuz, ama oraya daha çoook var. Şimdi bu konser kaçmaz. Şimdiki Siz tabii ki anlık doyumu seçer ve Angie’yi canlı dinler.
Bu nedenledir hayatımızı değiştirme kararı ile yattığımız gecenin sabahında eski alışkanlıklarımızla kalkmamız.
Beyniniz uzun dönemli kazanımları çok değerli bulur, ancak anlık doyumlar daima öne geçer.

Şimdiki Siz’i harekete geçirmek için uzun vadeli sonuçlar ve ödüllere güvenemezsiniz. Vermeniz gereken kararlarda, yapmanız gereken başlangıçlarda gelecekteki ödül ve cezaları bir şekilde ana çekmelisiniz. Gelecekte karşılaşacağınız sonuçları andaki sonuçlara çevirmelisiniz.

İşte Erteleme’den harekete geçtiğimiz an bunu başardığımız andır.

Diyelim ki bir rapor yazmanız gerekiyor. Aslına bakarsanız, haftalardır biliyorsunuz bu raporu yazmanız gerektiğini ve her gün bir sonraki güne erteleyerek haftaları geçirdiniz. Midenizde hafif bir ağrı ve kaygı yaşıyorsunuz raporu yazmanız gerektiğini düşündükçe, ama bu sizi harekete geçirmiyor. Bu hafif mide ağrısı ve kaygıyı suçluluk duyguları ve kendinize kızgınlığınız takip ediyor. Erteleme süreniz uzadıkça Erteleme Sancınız dayanması zor bir seviyeye ulaşıyor. Derken yumurta kapıya dayanıyor ve gelecekteki sonuçlar birden andaki sonuca dönüşüyor. Ve siz ya tam zamanında ya da küçük bir gecikmeyle raporu yetiştirdiğinizi görürsünüz. Erteleme’nin sancısı zirve yapmış ve siz Hareket Çizgisi’ni geçmişsinizdir.


Erteleme’nin ortalarında en yüksek seviyede olan huzursuzluk, Harekete Geçme Anı’nı aştığınız an düşmeye başlar. Aslına bakarsanız, hareket sürecindeki huzursuzluk Erteleme sürecindeki huzursuzluktan çok daha düşüktür. Erteleme sürecindeki suçluluk duygusu, utanç ve kaygı, hareket sürecindeki çaba ve enerjiden çok daha zorlayıcıdır.
Sıkıntı aslında işi yapmakta değildir, sadece işe başlamaktadır.

Erteleme’kten vazgeçmek istiyorsanız, Şimdiki Siz’in işe başlamasını kolaylaştırıp, işe başladıktan sonra motivasyonun geleceğine güvenmelisiniz.
Ertelemenin birçok nedeni vardır, bunlardan birisi de mükemmeliyetçi yapıdır. Mükemmeliyetçi bireyler herhangi bir işe başlamak için tüm şartların oluşmasını beklerler. Ancak çoğu zaman şartlar işe başladıktan sonra tamamlanır. Şartların tamam ve mükemmel olmasını beklediğimiz süre aslında sıkıntılı bir Erteleme sürecidir. Unutmayın motivasyon daima başladıktan sonra oluşur, öncesinde değil. Koyduğunuz yüksek standartlarınız işinizin önünde kocaman bir engel olarak durur.

Bir işi tam anlamıyla, mükemmel bir şekilde, tamamlayacağınıza olan inancınız tam değilse, işi yapmaktan sonuna kadar kaçınırsınız.
Ancak, mükemmeliyetçiler mikroda mükemmeliyet yoktur. Mükemmeliyet sadece makrodadır. Yani evren mükemmeldir, ama biz bu boyutta mükemmel olamayız. Birimiz eksik, birimiz fazla olmalıyız bir konuda ki, bir araya geldiğimizde bütünü oluşturup evrendeki mükemmelliğin parçası olabilelim. Herkes mükemmel olup mükemmeli başarabiliyor olsaydı, bir arada yaşar mıydık?
Siz elinizden gelenin en iyisini yapın. Her sonuç bu durumda başarılı olacaktır.

Şimdi gelelim esas soruya; peki, bu Erteleme Davranışı’ndan nasıl kurtulacağız?
Bunun için farklı stratejiler var. Haydi, birkaçına bakalım:

1. Öncelikle Erteleme davranışınız ile yüzleşin.

Bahanelerden kurtulun. Kendinize doğruyu ne kadar çabuk ve açık söylerseniz, o kadar hızla baş etme ya da kurtulma yöntemlerine yönelirsiniz. Bilin ki bahaneler üretmek yüzleşmekten daha fazla enerji harcatır size.

2. Harekete geçtiğinizde oluşacak ödülün yerini alacak, ana ait bir ödül oluşturun.

Yapmanız gerekeni yaptığınızda oluşacak ödülün yanısıra yapmanız gerekeni yapmaya başladığınız ya da yaptığınız esnada size doyum verecek başka bir doyum eklemelisiniz, yani bir Cazibe Bileşkesi oluşturmalısınız. Uzun vadede sizin için iyi olacak bir davranışı bugün size kendinizi iyi hissettirecek bir davranış ile bağlamanızdır Cazibe Bileşkesi. Kısaca: Ertelediğiniz hareketi gerçekleştirirken sevdiğiniz bir şey yapın. Mesela:
• Spor yaparken epeydir okumak istediğiniz kitabı sesli olarak dinleyin.
• Birikmiş maillerinizi okurken masaj yaptırın.
• Ütü yaparken ya da ev işlerini düzene koyarken epeydir izlemek istediğiniz bir diziyi ya da konseri açın.
• Sizi zorlayan bir iş arkadaşınızla yapmanız gereken aylık toplantınızı en sevdiğiniz restoranda yemek yerken gerçekleştirin.
Bir kâğıdın sol tarafına yapmayı sevdiklerinizi, sağ tarafına da ertelediklerinizi yazın. Sonra seçin içinden.
Günlük hedefler koyun ve kendinizi ödüllendirin.

3. Ertelemenin bedellerini acilleştirin.

Yapmanız gerekenleri ertelemenin bedellerini acilen ödemenin birçok yolu var. Diyelim ki, sabah sporu yapıyorsunuz. Bir hafta boyunca sabah sporunu ihmal etmeniz elbette ki sağlığınızı hemen bozmaz. Bir haftalık bir ihmal sadece tembellikle geçen süre sonunda spora geri döndüğünüzde birkaç gün vücudunuz ağrımasına neden olur. Ama sabah sporunu yalnız yapmak yerine, bir arkadaşınız ya da bir hoca ile yapmayı seçerseniz, spor yapmamanın bedelini arkadaşınızı ya da hocanızı yarı yolda bırakarak hızla ödemiş olursunuz.

4. Ertelemeden vazgeçmek için ileriye yönelik taahhütler oluşturun.

Örneğin diyet yapmak istiyorsanız, toplu alışveriş yapmayın, azar azar alın. Bunun yanısıra kilo verdiğinizde almak istediğiniz giysiyi alın ve gözünüzün önüne asın. Hedefe her yaklaştığınızda o giysi ile birlikte kullanacağınız bir aksesuarı alın ve yine göreceğiniz bir yerde tutun. Bir süre sonra o giysiyi gerekli aksesuarları ile o gitmekten çok keyif alacağınız açılışta kullanmak için ciddi çaba gösterdiğinizi göreceksiniz.

5. Yapmanız gerekeni ulaşılabilir hale getirin.

Genel olarak Erteleme başlama safhasında gerçekleşir. Bir başına oturunca, bir başlayınca sürdürmek daima daha kolaydır.
İşlerinizi küçük küçük parçalara bölün. Doyumlar ulaşılabilir olsun. İşler küçükse erteleme de o kadar az oluşur.
5 dakikalık parçalara bölün işin başlangıcını. Her 5 dakika sonunda bir ödül verin kendinize. Sonrasında 10 dakikaya çıkartın, 20, 30, öyle devam edin. Çok işe yaradığını göreceksiniz.

6. İçsel diyaloğunuzu farklılaştırın.

“Yapmalıyım, yapmam lazım”ları “yapmayı tercih ediyorum” ile değiştirin. Kontrolün sizde olduğunu görün.

7. Dikkatinizi dağıtacakları ortadan kaldırın.

Telefonunuzun sesini kapatın, ekranı ters çevirip kapatın, maillerinizi kapatın. Çalıştığınız alanı iyi aydınlatın. Mutlaka baktığınızda keyif alacağınız, size güzel duygular hissettirecek bir bitki ya da suyun içinde renkli taş gibi hoş bir obje bulundurun masanızın üzerinde.

8. Tutarlı olun.

Günlük stratejilerle Erteleme’yle nasıl baş edeceğimizi belirledik. Şimdi gelelim uzun vadeli alışkanlıklar oluşturmaya.
Zaman zaman Erteleme’ye geri dönmemizin önemli bir sebebi de neyin önemli olduğuna ve nereden başlayacağımıza karar verebileceğimiz net bir sistem kurmamamızdır.
En iyi verimlilik sistemlerinden birisi de aslında en basit olanıdır.
• Her iş gününüzün sonunda ertesi gün bitirmeniz gereken en önemli 5 işi yazın.
• Önemlerine göre sıralayın.
• Ertesi gün işin başına oturduğunuzda sadece ilk maddeye odaklanın. İlk madde bitene kadar sadece o konu ile ilgili çalışın.
• İlk madde bitince ikinci maddeye geçin.
• Listeyi çalışma saatinizi bitene kadar aynı kural ile takip edin.
• Ertesi gün için 5 maddelik yeni bir liste yapın. O günden kalanlar varsa, 5 maddelik liste onları da kapsasın.
• Böyle devam edin.

Tüm bunlar Erteleme Davranışı’nızın patolojik olmadığını düşündüğümüzde geçerlidir. Eğer patolojik bir Erteleme Davranışı’nız varsa, mutlak bir uzmandan destek almalısınız. Bu davranışınızın altında yatan tetikleyicileri bulmak lazımdır. Dikkat eksikliği, obsesif kompulsif davranış, kaygı bozukluğu, depresyon gibi önemli bozukluklar olabilir. Ya da büyürken aldığınız koşullu kabul ve onay neticesinde gelişen performans kaygısı ya da mükemmeliyetçilik gibi nedenler olabilir. Bunlar ile kendi başınıza baş etmeye çalışmak yerine mutlak bir uzman desteği alın ve uzun zamandır sıkıntı yaratan bu Erteleme Davranışı’ndan kurtulun.

Son derece kolaylıkla işlere başlayabilmeniz dileğiyle,

Dr.phil. R. Meltem KAVCAR SIRMALI
8 Ocak 2019

Unutmayın ki sadece hangi yöne yelken açmak istediğini bilen rüzgârı doğru kullanabilir.
Gelin yaşamınızda ağız tadı ve huzuru bulma yolculuğunu birlikte yapalım.

Dr.phil. R. Meltem KAVCAR SIRMALI